Kadına Yönelik Şiddette Karşı Uluslararası Mücadele Günü kutlandı
- 26 Kas 2017
- 2 dakikada okunur
İstanbul’da 25 Kasım Kadın Platformu’nun çağrısıyla her yıl olduğu gibi bu yıl da 25 Kasım Feminist Gece Yürüyüşü İstiklal Caddesi’nde gerçekleşti. Tünel Meydanı’nda buluşan kadınlar sloganlarla, şarkılarla, ıslıklarla, zılgıtlarla Galatasaray Meydanı’na kadar yürüdü.

Yürüyüşün başında, OHAL’in ve polisin yarattığı gerginliği taşıyan kadınlar, adım attıkça birbirinin sloganından şarkısından güç buldu. Yürüyüş ilerledikçe, kitlenin sesi daha coşkulu, inançlı ve neşeli çıkmaya başladı. Kadınlar her yıl olduğu gibi, geceye, sokaklara ve hayatlarına sahip çıktı.
Eylem komitesinin hazırladığı dövizlerin yanısıra özgün dövizler taşıyan kadınların kimisi mor sopa taşıdı, kimi trompet kimi tef, bendir çaldı. Düdüklerin sesine zılgıtlar karıştı. Yaş skalasının çok geniş olduğu eylemde, mahalleli, işçi, beyaz yakalı pek çok kesimden kadın katıldı.

Özgürlüğün laiklikle, eşit haklarla, erkek şiddetine karşı mücadele ile, faşizme karşı mücadele ile geleceğine inanan kadınların kararlığı yürüyüşün sonunda Galatasaray Meydanında yapılan Türkçe ve Kürtçe basın açıklaması ile vurgulandı. Açıklamada şöyle denildi:
Özgür ve eşit haklar ile var olmamıza tahammül edemeyen erkek egemen sistemin biz kadınlara dayatıldığı; onlarca yıl verilen mücadeleler sonucu elde ettiğimiz bütün kazanımlarımızın devlet tarafından ortadan kaldırılmaya çalışıldığı bu günlerde; 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü’ nde, dünyanın dört bir yanında ayağa kalkan kadınlarla beraber “isyan” ımızı büyütüyoruz. İktidar ve güç uğruna yürütülen savaş ve şiddetin sınırının olmadığını görüyoruz; şiddetin yol açtığı tahribatı bedenimizde, evimizde, sokağımızda, iş yerimizde, ilişkilerimizde, ülke sınırları içinde ve ötesinde; kısacası hayatımızın her alanında hissediyoruz. Biz kadınlar ve translar, bırakın politika yapmayı, kendimizi sadece gündelik hayatımızı sürdürmeye çalışırken buluyor ve bunun için de ayrı bir mücadele veriyoruz.
Kadınlar tüm tehditlere, katilleri savunan hukuka, kadını kül kedisi, ev işlerinin kölesi gören zihniyete, dinciliğe; otoriterleşen, hayatlarımıza kendini her alanda dayatan muhafazakarlığa, kentlerin ormanların talanına, savaşlarla, göçlerle toplumun paramparça edilmesine müsaade etmeyeceklerini vurguladı ve “O halde de, bu halde de susmuyoruz, itaat etmiyoruz, direnişimizi, dayanışmamızı ve mücadelemizi her halde büyütüyoruz!” dedi.



Yorumlar